Türkiye ile Cezayir arasındaki ilişkiler son yıllarda siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında dikkat çekici şekilde gelişmektedir. Bölgesel ve uluslararası düzeyde yaşanan gelişmeler iki ülkeyi ilişkilerini daha stratejik ve uzun vadeli bir zeminde güçlendirmeye yöneltmiştir. Bu çerçevede Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un 6–8 Mayıs 2026 tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret, iki ülke ilişkileri açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur.
Bu ziyaret, yalnızca diplomatik açıdan değil, ekonomi, enerji, güvenlik ve bölgesel meseleler bakımından da dikkat çekici sonuçlar doğurmuştur. Aynı zamanda Ankara ile Cezayir arasındaki ilişkilerin artık klasik diplomatik iş birliğinin ötesine geçerek daha kurumsal ve kapsamlı bir yapıya dönüştüğünü göstermiştir.
Türkiye–Cezayir ilişkilerinin temeli 2006 yılında imzalanan Dostluk ve İş Birliği Anlaşması ile güçlenmeye başlamıştır. Ancak Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un göreve gelmesinden sonra ilişkiler daha hızlı gelişmiştir. Özellikle Cezayir’in dış politikada yeni ortaklıklar kurma isteği ve Türkiye’nin Afrika açılımına verdiği önem, iki ülkeyi birbirine daha fazla yaklaştırmıştır.
Cumhurbaşkanı Tebbun’un Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmî törenle karşılanması, Türkiye’nin Cezayir’e verdiği önemi açık şekilde ortaya koymuştur. Görüşmeler sırasında iki lider, ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşınması konusunda ortak irade göstermiştir.
Ziyaretin en önemli gelişmelerinden biri, Türkiye ile Cezayir arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İş birliği Konseyi’nin ilk toplantısının yapılması olmuştur. Bu mekanizma, iki ülke ilişkilerinin daha düzenli, daha kurumsal ve uzun vadeli bir yapıya kavuştuğunu göstermektedir. Böylece ekonomi, enerji, savunma ve dış politika gibi alanlarda daha güçlü bir koordinasyon hedeflenmektedir.
Ekonomik ilişkiler ise iş birliğinin en güçlü alanlarından biri olarak öne çıkmaktadır. İki ülke, mevcut ticaret hacmini yaklaşık 8 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Türkiye, bugün Cezayir’de hidrokarbon sektörü dışında en fazla yatırım yapan ülkeler arasında yer almaktadır. Türk şirketleri özellikle sanayi, demir-çelik, tekstil ve hizmet sektörlerinde önemli yatırımlara sahiptir. Ayrıca 1600’den fazla Türk şirketinin Cezayir’de faaliyet göstermesi, ekonomik ilişkilerin ulaştığı seviyeyi göstermektedir.
Türkiye açısından Cezayir yalnızca büyük bir pazar değil, aynı zamanda Afrika’ya açılan stratejik bir kapı olarak görülmektedir. Cezayir ise Türkiye’yi büyük kalkınma projelerine katkı sağlayabilecek önemli bir ortak olarak değerlendirmektedir. Özellikle altyapı, sanayi ve enerji alanlarında Türk şirketlerine duyulan ilgi giderek artmaktadır.
Bu kapsamda Cezayir’in güney bölgelerini Mali ve Nijer sınırlarına bağlayacak demiryolu projelerinde Türk şirketlerinin yer alması gündemdedir. Bunun yanında dünyanın en büyük demir rezervlerinden biri olan Gara Cebilet madeniyle bağlantılı projeler de iki ülke arasındaki iş birliğinin stratejik boyutunu güçlendirmektedir.
Enerji alanı da ilişkilerde önemli bir yere sahiptir. Cezayir, son yıllarda Türkiye’nin en önemli sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikçilerinden biri hâline gelmiştir. Küresel enerji piyasalarında yaşanan değişimler dikkate alındığında Türkiye açısından Cezayir güvenilir bir enerji ortağı olarak öne çıkmaktadır. Aynı zamanda bu iş birliği Cezayir’in Akdeniz bölgesindeki enerji konumunu daha da güçlendirmektedir.
Görüşmelerde ekonomik konuların yanı sıra bölgesel meseleler de ele alınmıştır. Özellikle Filistin konusunda iki ülkenin benzer tutum sergilediği görülmektedir. Türkiye ve Cezayir, Gazze’de saldırıların durdurulması ve barış sürecinin desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bunun yanında, Libya ve Mali’deki gelişmeler de görüşmelerin önemli başlıkları arasında yer almaktadır. İki ülke, bu devletlerin toprak bütünlüğü ve istikrarının korunmasının önemine dikkat çekmektedir. Bu durum, Türkiye ile Cezayir’in Kuzey Afrika ve Sahil bölgesine yönelik güvenlik anlayışlarında önemli ölçüde yakınlaştığını göstermektedir.
Görüşmelerde ayrıca İran ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin bölgesel etkileri de değerlendirilmiştir. Bu durum, Türkiye ile Cezayir’in Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve enerji güvenliği ile uluslararası ticaret yollarına ilişkin meselelerde ortak hassasiyet taşıdığını göstermektedir.
Jeopolitik açıdan bakıldığında Cezayir, Türkiye’nin Afrika ve Akdeniz politikasında önemli bir yere sahiptir. Ankara son yıllarda Afrika’daki ekonomik ve siyasi etkisini artırmaya çalışırken Cezayir, bu stratejinin en önemli ortaklarından biri olarak öne çıkmaktadır. Cezayir açısından ise Türkiye, sanayi, ekonomi ve teknoloji alanlarında deneyim sahibi, yükselen bölgesel bir güç olarak değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği, siyasi anlaşmaların somut projelere dönüşmesine bağlı olacaktır. Özellikle üretim, teknoloji ve savunma sanayisi alanlarında daha güçlü ortaklıkların kurulması, ilişkilerin uzun vadeli niteliğini belirleyecektir.
Sonuç olarak, Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un Türkiye ziyareti, iki ülkenin uzun vadeli ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık kurma isteğini açık şekilde göstermiştir. Ekonomik çıkarlar, siyasi yakınlaşma ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle Türkiye–Cezayir ilişkileri yeni bir döneme girmektedir. Önümüzdeki yıllarda iki ülkenin bölgesel konularda daha yakın hareket eden stratejik ortaklar hâline gelmesi beklenmektedir.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı