28 Şubat 2026’da başlayan ABD-İsrail/İran Savaşı, Körfez ülkeleri (Suudi Arabistan, BAE, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Umman) için yalnızca askerî bir çatışma değil, aynı zamanda varoluşsal bir güvenlik ve ekonomi krizi niteliği taşımaktadır. Kaynaklar ışığında hazırlanan bu analiz, savaşın Körfez bölgesindeki güvenlik mimarisi, ekonomik altyapı ve stratejik yönelimler üzerindeki çok boyutlu yansımalarını ele almaktadır.
Körfez ülkeleri on yıllardır ulusal güvenliklerini büyük ölçüde Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin sağladığı güvenlik şemsiyesine dayandırmıştır. Ancak 2026 savaşı, bu bağımlılığın sınırlarını ve risklerini somut bir şekilde ortaya koymuştur. ABD’nin geniş çaplı hava operasyonlarına rağmen İran’ın asimetrik araçlarla (füze ve İHA’lar) karşılık verebilmesi, Körfez devletlerinde ABD’nin koruma kapasitesine dair şüpheleri artırmıştır. Bölge liderleri, Amerikan savunma sistemlerinin Körfez topraklarından ziyade kendi güçlerini korumaya öncelik verdiği algısı nedeniyle hayal kırıklığı yaşamaktadır.
ABD’nin müttefiklerine danışmadan başlattığı bu süreç, Körfez ülkelerini “stratejik yük” olarak görülen mevcut sistemden çıkarak ittifaklarını çeşitlendirme (Çin, Rusya, Türkiye ve Pakistan) arayışına itmiştir.
Başlangıçta ekonomik ve diplomatik bir normalleşme projesi olan İbrahim Anlaşmaları, savaşın etkisiyle BAE ve Bahreyn için bir “hayatta kalma stratejisi” ve askerî ittifaka (Abraham Security Alliance) evrilmektedir.
Savaşın ilk aşamalarında Körfez ülkeleri doğrudan çatışan taraflar olmamalarına rağmen, coğrafi yakınlıkları ve ev sahipliği yaptıkları ABD üsleri nedeniyle İran’ın “bütüncül güvenlik” doktrininin hedefi olmuşlardır. İran; Suudi Arabistan (Ras Tanura), BAE (Fujairah), Katar (Ras Laffan) ve Kuveyt’teki 60’tan fazla enerji tesisini hedef almıştır. Katar, LNG üretimini durdurarak “mücbir sebep” ilan etmek zorunda kalmıştır.
Savaşın sadece ilk 13 gününde Körfez ülkelerinde oluşan toplam tahribatın 250-280 milyar dolar seviyesine ulaştığı tahmin edilmektedir. Bu rakamın içinde enerji altyapısı (120 milyar $), limanlar (40 milyar $) ve elektrik şebekeleri (25 milyar $) en büyük payı almaktadır. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla petrol fiyatları varil başına 120 dolara fırlamış, küresel arzda ciddi bir daralma meydana gelmiştir.
Savaş karşısında Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyeleri homojen bir tepki vermemiş, her ülke kendi ulusal çıkarları doğrultusunda farklılaşan politikalar izlemiştir. İran’a karşı en sert tutumu sergileyen bu ülkeler, İsrail ve ABD ile askeri entegrasyonu derinleştirmişlerdir. BAE, bölgesel bir teknoloji ve finans merkezi olma modelini korumak için İran tehdidini tamamen bertaraf etmek istemektedir.
Riyad yönetimi, “Vizyon 2030” hedeflerini korumak amacıyla doğrudan savaşa dahil olmaktan kaçınmış ve stratejik odağını Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e kaydırmaya başlamıştır. Suudi Arabistan, Husilerin Kızıldeniz’deki saldırıları nedeniyle alternatif rotalarını korumak için ihtiyatlı bir diplomasi yürütmektedir.
Katar ve Umman, taraflar arasında iletişim kanallarını açık tutmaya çalışarak “pozitif tarafsızlık” rolü üstlenmiştir. Katar, ABD’ye ev sahipliği yaparken aynı zamanda diplomatik çözüm arayışlarını sürdürmektedir. ABD şemsiyesinin yetersiz kalması, bölgede “yerli bir akıl” ve yeni bölgesel ortaklıklar arayışını tetiklemiştir. Burada devreye giren Pakistan, arabuluculuk rolünü üstlenmiştir.
Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve diğer Körfez ülkelerini bir araya getirecek esnek bir güvenlik zemini önerisi (Fidan Doktrini) tartışılmaktadır. Pakistan’ın nükleer kapasitesi ve askerî tecrübesi ile Türkiye’nin savunma sanayii ve diplomatik arabuluculuk kapasitesi, Körfez ülkeleri için ABD’ye bağımlılığı azaltacak stratejik alternatifler olarak öne çıkmaktadır.
Sonuç
2026 İran Savaşı, Körfez ülkeleri için statükonun sona erdiği bir dönüm noktasıdır. Bölge devletleri, bir yandan muazzam fiziksel yıkım ve ekonomik kayıplarla baş etmeye çalışırken diğer yandan ABD’ye olan tek taraflı bağımlılığı azaltacak çok aktörlü ve daha özerk bir güvenlik mimarisi inşa etme zorunluluğu ile karşı karşıyadır. Bu sürecin başarısı, Körfez başkentlerinin kendi aralarındaki rekabeti yönetme ve küresel güç rekabetinde dengeli bir pozisyon alma becerisine bağlı olacaktır.
Gelecek projeksiyonu açısından bakıldığında, KİK (Körfez İşbirliği Konseyi) üyelerinin homojen bir duruş sergileyememesi ve BAE’nin şahin tutumuna karşın Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030’u korumak için daha temkinli yaklaşılması, bölge içi entegrasyonun kırılganlığını doğrulamaktadır. Ancak bu durum, aynı zamanda bölgeyi tek taraflı bağımlılıktan kurtaracak çok kutuplu arayışları da hızlandırmıştır. İbrahim Anlaşmaları’nın askerî bir ittifaka evrilme çabasının yanı sıra; Türkiye’nin savunma sanayii ve diplomatik gücü ile Pakistan’ın askerî-nükleer caydırıcılığını birleştiren esnek “Fidan Doktrini” önerisi, ABD şemsiyesine karşı en rasyonel ve dengeli bölgesel alternatif olarak öne çıkmaktadır.
Kaynakça
- https://www.dw.com/tr/i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1-pakistandan-ate%C5%9Fkes-plan%C4%B1/a-76679984
- https://smallwarsjournal.com/2026/04/03/winning-an-unpopular-war
- https://researchcentre.trtworld.com/publications/analysis/the-war-on-iran-and-the-unravelling-of-legal-order
- https://www.populismstudies.org/the-ongoing-war-between-iran-the-us-and-israel-a-brief-analytical-assessment
- https://www.iramcenter.org/iran-abdisrail-savasi-ve-korfez-guvenlik-mimarisinin-gelecegi
- https://ankaenstitusu.com/korfez-savasinin-guncel-ekonomik-anatomisi/
- https://www.insamer.com/tr/abd-israil-iran-savas-ve-ateskes-dinamiklerinin-korfez-ulkelerine-yansimalari-riskler-ve-stratejik-yonelimler.html
- https://orsam.org.tr/yayinlar/abd-israil-iran-savasi-ve-bolgesel-yansimalari/
- https://www.dw.com/tr/trump-i%CC%87ran-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1-k%C3%B6rfezin-talebiyle-erteledim/a-77209796
- https://www.indyturk.com/node/777995/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/t%C3%BCrkiye-pakistan-k%C3%B6rfez-hatt%C4%B1-ortado%C4%9Fuda-amerikan-g%C3%BCvenlik
- https://yetkinreport.com/2026/05/30/iran-savasi-sonrasi-ortadogu-turkiye-icin-firsat-mi-tuzak-mi/
Fotoğraf: Anadolu Ajansı