ABD’nin Orta Doğu’da askerî üsleri bulunmaktadır. Bu askerî üsler ABD’nin Orta Doğu bölgesindeki faaliyetleri 1954 yılında Başkan Dwight Eisenhower tarafından ilan edilen Eisenhower Doktrini ile başlamıştır. Bu doktrinde ABD Başkanı, SSCB tehlikesine karşı Orta Doğu ülkelerine ABD tarafından siyasi, ekonomik ve askerî alanlarda yardım yapılacağını ilan etmiştir.
ABD’nin, Türkiye’de bir askerî üssü bulunmaktadır. Türkiye ve ABD’nin beraber hareket ettiğini gösteren Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nde ABD’nin nükleer silah başlıkları yer almaktadır. Bununla beraber bu askerî üste uluslararası askerî kuvvetlerin Suriye ve Irak’ta bulunan, terör örgütü olarak tanımlanan IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) terör örgütü hedeflerine yönelik hava harekâtları bu üsten yönetilmektedir. Bu askerî üste 1.465 ABD askerî personeli bulunmaktadır.
ABD’nin Bahreyn’deki askerî üslerinin hâkimiyet sahası Basra Körfezi, Kızıldeniz, Arap Denizi ve Hint Okyanusu’nun bir bölümünü içerisine ABD Donanması Beşinci Filosu’nun karar merkezi Basra Körfezi’ndeki Bahreyn’de yer almaktadır. Burada ABD Beşinci Filosunu içerisinde bulunduran Bahreyn Deniz Destek Faaliyetleri Üssü, Şeyh İsa Hava Üssü ve Muharraq Hava Üssü isimlerinde askerî yapılar bulunmaktadır (Deniz Kuvvetleri için).
ABD’nin Katar’daki askerî üssü 1996 yılında bir milyar dolara yapılmıştır. 2026 yılına kadar üssün içerisine iki yüz ev yapılarak maliyeti dört milyar dolar olmuştur. Başkent Doha’nın dışında yer alan ve 24 hektar sahaya hâkim olan el Udeid Hava Üssü, batıda Mısır’dan, doğuda Kazakistan’a kadar uzanan büyük bir coğrafyada bulunan ve ABD askerî operasyonlarını yöneten ABD Merkez Komutanlığı’nın ileri merkez komutanlığı olarak faaliyet göstermektedir. Orta Doğu’daki en büyük ABD üssü olan bu üste yaklaşık on bin ABD askeri bulunmaktadır. Bu üs ABD’nin Orta Doğu’daki en büyük üssüdür. Üs, 2003 yılında ABD’nin Irak işgalinden önce, ABD askerlerinin büyük bir bölümünün bu üsleri terk etmesinin ardından Katar’daki bu askerî üs hayati bir konuma sahip olmuştur.
ABD Merkez Komutanlığı, 2026 yılının Ocak ayında yaptığı basın açıklamasında bölgesel müttefiklerle beraber entegre hava ve füze savunmasını geliştirmek üzere El-Udeid’de yeni bir koordinasyon birimi (MEAD-CDOC) oluşturduklarını ilan etti. Yeni birimin, bölgedeki güçlerin Orta Doğu genelinde hava ve füze sorumluluklarını organize etme ve paylaşma şeklini daha iyi duruma ulaştıracağını ifade etti.
ABD’nin Kuveyt’te bir askerî üssü ve askerî kampı bulunmaktadır. ABD Ordusu Merkez Komutanlığı’nın ileri karar alma yeri olarak faaliyet gösteren Arifjan Kampı ve Irak sınırına hemen hemen kırk kilometre uzaklıkta yer alan, ayrı ve dağlık bir coğrafyada yer alması nedeniyle “Kaya” olarak bilinen Ali El Salem Hava Üssü’nü de içerisine alarak ABD’nin Kuveyt’te çok sayıda askerî binası yer almaktadır. Bunların isimleri, Ali Al-Salem Hava Üssü, Camp Arifjan, Camp Buehring ve Camp Patriot’tur. Bununla beraber, ABD ordusunun internet hesabında yapılan açıklamada, 2003 yılında meydana gelen Irak Savaşı’nda inşa edilen ve Kuveyt’te yer alan Buehring Kampı, Irak ve Suriye’de görev yapan Amerikan askerlerinin bölgeye geçişlerini ve rahat hareket etmelerini sağlamıştır.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde ABD’nin bir askerî üssü ve askerî amaçlı kullandığı liman yer almaktadır. ABD Hava Kuvvetleri Merkez Komutanlığı’nın açıklamasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’nin güneyinde bulunan ve BAE Hava Kuvvetleri ile ortak kullanılan El-Dhafra Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri’nin IŞİD hedeflerine yönelik askerî hava harekâtı düzenlemesini ve bölgeyi kontrol etmesini sağlamaktadır.
ABD Donanması’nın Orta Doğu’da kullandığı en büyük liman olan Dubai’deki Jebel Ali Limanı’nın resmiyette askerî üs olmamasına rağmen ABD’nin uçak gemileri ve öteki gemilerinin devamlı bir şekilde kullandığı bilinmektedir.
ABD’nin Irak’ta askerî üsleri bulunmaktadır. Beyaz Saray, ABD, Irak güvenlik güçlerinin görevini yaparken karşılaştıkları zorlukları önlemek ve NATO’nun özel görevine yardımcı olmak için Anbar bölgesinin batısındaki Ayn el Asad Hava Üssü’nde varlığını sürdürüyor. Ayn El Esad Hava Üssü, Harir Askerî Üssü, Balad Hava Üssü, El Habbaniya Üssü, Camp Taji ve Speicher Hava Üslerini inşa ettiğini açıklamıştır. Bununla beraber İran, 2020’de ABD’nin İranlı General Kasım Süleymani’nin suikastına karşılık vermek için Aynel Esed Üssü’ne saldırıda bulunmuştur. Bununla birlikte, Kuzey Irak’ta yer alan IKBY (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi)’de bulunan Erbil Hava Üssü, ABD ve diğer koalisyon güçleri tarafından verilen askerî eğitimler ve savaş tatbikatları için faaliyet göstermektedir. ABD’nin Kongre Kütüphanesi’nin 2024 yılındaki bir faaliyet raporundan anlaşıldığı üzere bu askerî üs, Kuzey Irak’ta askerî eğitim, istihbaratın sağlanması ve ilgili birimlere aktarılması ve lojistik konusunda iş birliğinin gerçekleştirilmesi konularında aktif bir şekilde görev yapmaktadır.
ABD’nin Suudi Arabistan’da bir askerî üssü bulunmaktadır. Beyaz Saray’ın dünya kamuoyuna açıkladığı bir dokümanda, ABD’nin 2024 yılında Suudi Arabistan’ın içerisinde 2.321 askeri yer almaktadır. Burada görev yapan Amerikan askerilerinin, hava ve füze savunma sistemlerinin kullanılması ve geliştirilmesi amacıyla Suudi Arabistan ile birlikte hareket ettikleri, yani koordinasyon içerisinde birbirlerine katkı sağlayan aktiviteler gerçekleştirdikleri bilinmektedir.
Bazı Amerikan askerlerinin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın yaklaşık altmış kilometre güneyinde yer alan Prens Sultan Hava Üssü’ne yerleştiği ifade edilmektedir. Prens Sultan Hava Üssü’nde aynı zamanda bölgede İsrail’in de güvenliğini sağlamak amacıyla Patriot ve THAAD hava savunma sistemleri yer almaktadır. Çünkü İran-İsrail savaşında İran’ın attığı füzeler Suudi Arabistan ve Ürdün’deki hava savunma sistemleri tarafından İsrail’e ulaşmadan imha edilmiştir.
ABD’nin Ürdün’de bir askerî üssü bulunmaktadır. Ürdün’ün başkenti Amman’ın 100 kilometre kuzeydoğusundaki Ezrak şehrinde faaliyet gösteren Muwaffaq el Salti Hava Üssü, ABD’nin Kongre Kütüphanesi’ne göre Levant Bölgesi’nde askerî misyonu bulunan ABD Hava Kuvvetleri Merkezi 332. Hava Seferi Filosu’nu bünyesinde bulundurmaktadır.
ABD’nin Suriye’de yirminin üzerinde askerî üssü bulunmaktadır. ABD, bu ülke üzerinde Orta Doğu’daki ve Akdeniz’deki siyasi, ekonomik ve askerî alanlardaki ulusal çıkarlarını korumaktadır. Bunlardan en önemlileri El Tanf Üssü, Tel Abyad, Rimelan, Kobani (Ayn el-Arab), Ayn Issa ve el-Mabruka’daki üslerdir.
Mısır’da ABD ordusu tesisleri, sadece Kahire’de bulunan tek bir tıbbi araştırma tesisiyle binaları bulunmaktadır. ABD, bu ülkedeki siyasasını İsrail üzerinden uygulamaktadır. 1979 İsrail-Mısır Camp David Barış Anlaşması’nı imzalamışlardır. Böylece, İsrail ile Mısır arasında siyasi, ekonomik ve askerî ilişkiler başlamıştır. Mısır ve İsrail’in enerji anlaşmaları bulunmaktadır. Bu yüzden Mısır, siyasi ve askerî açılardan Filistin sorununda herhangi bir tepki göstermemektedir. Yani ABD ve İsrail’in ulusal çıkarları doğrultusunda bir siyasayı takip etmektedir.
Bununla beraber, ulusal çıkarlarını korumak amacıyla, ABD ordusunun Mısır’da çok sayıda askerî binası yer almaktadır. Bunlar arasında, Süveyş Kanalı’na az bir mesafede bulunması sebebiyle coğrafi açıdan önemli bir noktada bulunan Port Said, Süveyş ve Hurgada limanlarında ABD Donanması kuvvetlerinin aldığı askerî binalarda bulunmaktadır. Ayrıca, Mısır, ABD ordusunu Akdeniz kıyısındaki Mısır askerî binalarında, kışlalarında gerçekleştirilen “Parlak Yıldız” eğitim tatbikatları her yıl belli zamanlarda buralarda yapılmaktadır. Bununla birlikte, Mısır’ın batısındaki Kahire Hava Üssü’nde ABD Hava Kuvvetleri’ne askerî altyapı oluşturmaktadır.
ABD’nin Orta Doğu bölgesindeki faaliyetleri 1954 yılında Başkan Dwight Eisenhower tarafından ilan edilen Eisenhower Doktrini ile başlamıştır. Bu doktrinde ABD Başkanı, SSCB tehlikesine karşı Orta Doğu ülkelerine ABD tarafından siyasi, ekonomik ve askerî alanlarda yardım yapılacağını ilan etmiştir. ABD, Orta Doğu’da kurduğu askerî üslerle bu ülkelerdeki askerî gücünü artırarak bölgede siyasi alandaki ulusal çıkarlarını devletlerle iyi ilişkiler kurarak, ekonomik ilişkilerini bu ülkelerle önemli enerji anlaşmaları yaparak korumaktadır. Özellikle Suudi Arabistan ve Katar ile önemli enerji anlaşmaları bulunmaktadır. Suriye’de Hama ve Humus’ta bulunan önemli petrol kaynaklarını, Orta Doğu ve Akdeniz’i kontrol etmektedir. Bu ülkelerdeki askerî üsler, ABD’nin bölgedeki siyasi ve ekonomik çıkarlarını da korumaktadır. Çünkü ABD, bunu askerî güçle bu ülkeleri koruyorum şeklinde meşru bir temele dayandırmaktadır. Özellikle ABD ve Türkiye bu bölgede birbirlerine ihtiyaç duymaktadır. Çünkü Türkiye’nin önemli jeopolitik ve jeostratejik konumundan dolayı bu bölgede siyasi, ekonomik ve askerî konumlarda çok güçlü bir ülke haline getirmektedir.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı