Kuzey Vietnam’ın ABD hâkimiyetine karşı çıktığı ABD-Vietnam Savaşı’nda Vietnamlılar, tabiri caizse ölüm kalım meselesi bir çatışmanın içine girmiştir. Öyle ki bu savaş onlar için bir bağımsızlık savaşı olmuştur. Ülkeyi ve halkı bu kadar derinden ve geniş çaplı etkileyen bu savaşın gereklilikleri de süreç boyunca geleneksel cinsiyet normlarının değişimine sebebiyet vermiştir. Bu yazıda da savaş boyunca çok önemli sorumluluklar üstlenen Kuzey Vietnamlı kadınların yeri doldurulamaz rolleri ve bu rollerden nasıl etkilendikleri ele alınmıştır. Konunun üzerinde durulması önemlidir. Çünkü Kuzey Vietnamlı kadınların deneyimleri, aslında tarihte sürekli tekrar eden bir olgunun örneklerinden yalnızca biridir. Onlar, dünyanın birçok yerinde ve tarihin farklı dönemlerinde birçok kadına olduğu gibi savaş sırasında seferber edilmişlerdir. Yüklendikleri sorumluluklar ile savaşın ve tarihin gidişatını değiştirdiler ama bir zamanlar gereklilikler yüzünden üzerlerine atanan roller ve bu süreç içerisinde cinsiyet ayrımcılığına karşı kazandıkları başarılar, savaş bittikten sonra görmezden gelindi. Sistematik olarak barış süreci ve görüşmelerinden, çatışma sonrası hükûmetten uzakta tutuldular. Savaşın kadın gaziler üzerindeki etkileri görmezden gelindi ve topluma yeniden entegre olabilmeleri için desteklenmemelerinin yanı sıra, marjinalize edilerek yalnız bırakıldılar. Göz ardı edilebilecek derecede sembolik olanlar hariç hiçbir devlet yardımı ve ödeneği alamadılar. Savaş sonrası çözümler ise sistematik ve/veya kurumsallaşmış değildi, var olanlar ise çok büyük ölçüde düzenli orduya bağlı erkeklere yönelikti.
Vietnam Savaşı (1954-1975)
ABD-Vietnam Savaşı’nın temelleri, Vietnam’ın 1954 Cenevre Antlaşması ile Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye bölünmesiyle atılmıştır. Söz konusu sözleşme ise Fransa’nın “Viet Minh” olarak isimlendirilen ve Ho Chi Minh tarafından liderlik edilen Vietnam devrim ve kurtuluş hareketine yenilmesi sonrası imzalanmıştır. Bu hareketin bir parçası olarak savaşan komünistlerden Ho Chi Minh, 2. Dünya Savaşı’nda Japonya’ya karşı, Japonya’nın yenilgisinden sonra ise Vietnam’ı kolonisi olarak geri isteyen Fransa’ya karşı (Japonların ilhakından önce Vietnam Fransızların kolonisiydi) savaşmıştır. Vietnam’ın bölünmesinden sonra Vietnam Demokratik Cumhuriyeti’nin (Kuzey Vietnam) lideri olmuştur.
Kuzey Vietnam, Vietnam’ı tek bir komünist ulus olarak birleştirmek istemektedir ve bu amaçla Kuzey Vietnam Ordusu (North Vietnamese Army) ve Viet Cong (Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi), Güney Vietnam’a saldırılar düzenlemiştir. Söz konusu saldırılar “Ho Chi Minh Yolu” adı verilen ve Laos ile Kamboçya’dan geçerek Kuzey Vietnam ile Güney Vietnam’ı bağlayan, mühimmat ve erzak taşımasının yapıldığı yol üzerinden desteklenmiştir.
Savaşın erken dönemlerinde (1964’e kadar), ABD çatışmaya doğrudan dahil olmamıştır. Bunun yerine Güney Vietnam askerî birliklerine erzak ve mühimmat yardımı yapıp eğitimler vermiştir. Amerika’nın Vietnam’dan çıkışı ise 1973 Paris Barış Antlaşması ile gerçekleşmiştir. Taraflar, ABD’nin savaştan çıkışının ardından da çatışmaya devam etmiş, savaş 1975’te Güney Vietnam’ın başkenti Saygon’un Kuzey Vietnam’ın eline geçmesi ve Vietnam’ın resmî olarak birleştirilmesiyle son bulmuştur.
Gelişmelerin bu şekilde gerçekleşmesinin en büyük nedenlerinden biri “Tet Saldırısı”dır. Bu saldırıda binlerce Kuzey Vietnamlı savaşçı Ocak 1968’de Güney Vietnam’ın ordu karargâhlarına, büyük şehirlerine ve il merkezlerine saldırmıştır. Aylarca süren çatışmaların ardından Kuzey Vietnam kaybetmiştir ancak süreç içerisinde ABD, Vietnam Savaşı’na dâhiliyeti konusundaki kamu desteğini tamamen kaybetmiştir. Bu da Başkan Johnson’u anlaşma sürecini başlattıklarına dair bir anons yapmaya zorlamıştır.
Vietnamlı Kadınların Üç Sorumluluğu
“Üç Sorumluluk (Vietnamca’da Ba Đảm Đang)”, Kuzey Vietnam’da Vietnam Kadınlar Birliği (Vietnam Women’s Union) tarafından 1965’te başlatılan seferberlik kampanyasıdır. Kampanyanın başlatılma sebebi, savaşın ilerlemesiyle beraber kadınların geleneksel olarak erkeklere yüklenen rolleri ele almalarına duyulan ihtiyacın artmasıdır. Bu kampanya, Kuzey Vietnam toplumunda çok uzun zamandır süregelen cinsiyet normları ve dinamiklerinin değişmesine neden olmuştur.
Söz konusu üç sorumluluk, üretim ve iş, aile meseleleri, çatışma ve yerel savunmadır. Üretim ve işe dair sorumluluklar tarımsal, endüstriyel ve idari işleri kapsamaktadır. Böylece erkek iş gücünün yokluğunda ekonominin çöküşü engellenmiştir. Aile meselelerine dair sorumluluklar ise kadınların ev içinde yüklendiği, erkeklerin savaş sırasında geride bıraktıklarını düşünmeksizin (dikkatleri dağılmadan) çatışmalarını sağlayan tüm sorumlulukları kapsamaktadır. Son olarak çatışma ve yerel savunma sorumluluklarının içine milis kuvvetlere katılmak, köylerin savunmasını yapmak, orduya lojistik destek sağlamak gelmektedir.
Aktif Çatışmada Kadınlar
On binlerce Vietnamlı kadın cephelerde savaşmıştır. Bazıları düzenli Kuzey Vietnam Ordusu’nda görev alırken bazıları da Güney Vietnam’da gerilla olarak savaşmıştır. Söz konusu gerilla savaşçılar, Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi (Viet Cong)’nin çok önemli bir bileşeni olmuştur. Ho Chi Minh, Viet Cong içerisinde savaşan kadınlara “Uzun Saçlı Ordu (Long-Haired Army)” adını vermiştir. Bu kadınlar doğrudan çatışmalara girmişler; keskin nişancı, sabotajcı ve tuzakçı gibi görevlerde yer almışlardır. Viet Cong içerisinde yalnızca kadınlardan oluşan timler ve birlikler oluşmuş ve sonunda Nguyễn Thị Định, Viet Cong Silahlı Güçleri Komutan Yardımcısı olmuştur. Bu kadınlar, ABD ve Vietnam Cumhuriyeti Ordusu (ARVN) gözünde tehdit teşkil etmeyen siviller olarak görülmelerinin avantajını silah olarak kullanıp istihbarat toplamış, birliklerin sayısını gözlemlemiş, haritalar çıkarmış, silah ve patlayıcı kaçırmışlardır.
Kuzey Vietnamlı kadınlar aynı zamanda “Ho Chi Minh Yolu”nun güvenliği ve bakımından da sorumlu olmuştur. Bu ekibe “Gençlik Şok Tugayları (Youth Shock Brigades)” adı verilmiştir ve çoğunlukla bekâr genç kadınlardan oluşmaktadır. ABD’nin bombalamalarının ardından kadınlar bomba kraterlerini doldurmuş, yıkılan köprüleri yeniden inşa etmiş, bomba imha çalışmalarında bulunmuş, ABD bombardıman uçakları ve savaş jetlerini vurmuşlardır. Onlar sayesinde konvoylar güvenli şekilde ilerlemiştir. Kadınlar aynı zamanda bu yol boyunca ağı mühimmatları, erzakları, tıbbi malzemeleri taşımışlardır.
Alışılmadık Savaş Yöntemlerinde Kadınlar
Kadınlar, ABD’ye karşı olan savaşa aktif dövüş dışında da katkı yapmıştır. Sağlık çalışanı, radyo istasyonlarında propaganda yayıncıları ve istihbarat görevlisi olarak çalışmışlardır. Savaşı durdurup ülkelerini ve ailelerini korumak için ne gerekiyorsa yapmaları gerektiğine inanan kadınların bu inancı savaş zamanı propagandası ile daha da güçlenmiştir. Böylece kamusal ve özel alan (savaş cepheleri ve sivil cephe) başarıyla birleşmiş ve savaşta kadınların evde kalıp erkeklerin savaşması gerektiği yönündeki geleneksel algı yıkılmıştır.
Kuzey Vietnamlı sağlık çalışanları, konforlu hastanelerde çalışma imkânına sahip olmamıştır. Birçok saha hastanesi cephelere yakın olabilmek adına “Ho Chi Minh Yolu”nun üzerine, ormanlara, mağaralara, yeraltına kurulmuştur. Bu hastanelerin ekipmanları ve kaynaklar çok sınırlıdır. Bu koşullarda birçok kadın, hemşirelikten savaşta aktif rol almaya geçmiştir. 2019’da
Vietnam Genel İşçi Konfederasyonu Başkan Yardımcısı olan Hoang Thi Khanh, savaşta önce hemşire sonra gizli ajan olmuştur. 1965-1975 yılları arasında sahada çalışan Vietnamlı Doktor Kim Cuc, 57 kişinin görev aldığı bir orman hastanesinde şeflik yapmıştır. Kendisi deneyimlerinde, acil tıbbi müdahale yapabilmek için birliklere beraber hareket ettiklerini, hastane bombaladıkça yer değiştirdiklerini, çoğunlukla yaya olarak ve ekipmanlarını kendileri taşıyarak yol aldıklarını aktarmıştır.
Bu süreçte kadınlar cinselliği de silahlaştırmış, Amerikan askerlerine karşı kullanmışlar ve bu bağlamda radyo istasyonlarından yayın yapmışlardır. Bu taktiğin işe yaramasının en büyük sebeplerinden biri Amerikan askerlerinin sivil savaş karşıtı taktiklerine karşı eğitimli olmamalarıdır.
Kadınlar seslerini radyoda cezbedici bir şekilde kullanarak Amerikan askerlerinin onları dinlemelerini sağlamış ve psikolojik üstünlük kurmuştur. En yaygın olarak bahsedilen örneklerden biri “Voice of Vietnam” adlı radyoda yayın yapan Trinh Thi Ngo’dur (Amerikan askerleri tarafından Hanoi Hannah olarak adlandırılmaktadır). Ngo’nun yayını önceleri haftada iki kez 15’er dakika yayınlanıyorken, o kadar etkili ve popüler olmuştur ki günde birkaç kez 30 dakikalık yayınlar yapmaya başlamıştır. Bu yayınlarda Ngo, ABD’nin ne kadar adaletsiz ve ahlaksız olduğundan, ne ABD askerleri ne de onları sevenlerin onları savaşta görmek istemediğinden, ABD’de sürekli olarak savaş karşıtı protestolar yaşandığından bahsetmekteydi.
Yayınlarda ayrıca Amerikan askerlerine ev ve ülke özlemi aşılanarak eve dönme isteklerini artırmak amaçlanıyordu. Bu nedenle popüler Amerikan müzikleri çalınıyor, Amerikan askerlerinin eşlerinin onları aldattığı söyleniyordu. Aynı zamanda o anda ölü olan ve olmayan askerlerin adları okunuyor, öldükleri söyleniyordu. ABD’nin savaş taktikleri konuşularak askerlere güvensizlik ve korku hissi aşılanıyordu.
Sonuç olarak sivil Vietnamlı kadınların radyodan yaptığı ABD/savaş karşıtı propagandalara ve Amerikan hükûmetinin kötü yönetimi ile görevini kötüye kullanmasını dinlemeye hazırlıksız yakalanmışlardır. Askerlerin morallerinin düşüşüyle cesaretleri kırılmış ve savaşma istekleri yok olmuştur. ABD’nin Vietnam Savaşı’nı kaybetmesinin en büyük sebeplerinden biri budur.
Kadınlar aynı zamanda istihbaratta çalışarak geleneksel cinsiyet normlarını kendi avantajlarına ve ülkelerinin çıkarına kullanmışlardır. Hizmetli ve tüccar benzeri, kadınların yapması normal olarak görünen işlerde çalışarak gizli ajanlık yapmışlardır. Bunun en önemli örneklerinden biri “Perfume River Squad”dır. Bu çok gizli birlik tamamıyla genç-yetişkin, yirmilerinin başında kadınlardan oluşmaktadır. Bu grubun amacı, Tet Saldırısı’nın gerçekleşebilmesi için sabahları şapka satıp istihbarat toplamak, akşamları ise bu bilgileri birliklere ulaştırmaktı.
Savaşın Kadın Gaziler Üzerindeki Etkileri
Savaş boyunca kadınların giderek daha fazla rol ve sorumluluk üstlenmesi ve toplumun vazgeçilemez bir parçası olması ile kadınların bu toplumdaki gücüne dair daha önce görülmemiş sosyal ve askerî bir gelişme de yaşanmıştır. Ne yazık ki bu gelişme çok büyük ölçüde geçici olmuştur.
Savaşın sona ermesiyle kadınlar, sosyal, fiziksel ve ekonomik alanlarda karmaşık ve birbirine bağlı zorluklarla karşılaşmıştır. Bu zorlukları 4 kategoriye ayırmak mümkündür. Birincisi, geleneksel cinsiyet rollerine dönüştür. Savaşta birlikleri komuta eden ve lojistik işleyişi yöneten kadınlar, savaştan sonra eş ve annelik rollerine geri dönmüş, savaş öncesi ataerkil statüko devam etmiştir.
İkincisi, toplumsal damga ve evlilik zorluklarıdır. Savaş bittiğinde, savaşta görev alan ve çocuk doğurma ihtimallerinin en yüksek olduğu yaşlarını savaşta geçiren kadınlar, evlilik için fazla yaşlı görülmüştür. Marjinalleştirilmeleri sonucu birçok kadın gazi izole yaşam sürmeye başlamıştır.
Üçüncüsü sağlıkla ilgili problemlerdir. Ormanlarda yetersiz yiyecek ve tıbbi bakımla geçirilen yıllar birçok kadının sıtma gibi ciddi hastalıklara yakalanmasına sebep olmuştur. Aynı zamanda Agent Orange adı verilen zehirli tarım ilacıyla da baş etmek zorunda kalmışlardır. Savaş sırasında ABD ordusu, başta Güney Vietnam ve Ho Chi Minh Yolu olmak üzere birçok bölgeye, gerilla savaşçılarının saklandığı yoğun ormanları temizlemek için yaklaşık 20 milyon galon Agent Orange dağıtmıştır. Savaşın ardından, bu herbisitin kullanımı kadınlarda üreme sorunları, düşük vakaları ve çocuklarda engelli doğuma yol açmıştır.
Son olarak dördüncüsü psikolojik travmadır. Araştırmalara göre ABD-Vietnam Savaşı’na maruz kalan sivil kadınların %9’u bugün dahi Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) kriterlerini karşılamaktadır. Bu da savaşın uzun süreli psikolojik yıkımlarını göstermektedir.
Burada bahsedilmesi gereken en önemli problemlerden biri de devletin anma törenleri ve maddi desteği arasındaki büyük farktır. Devlet, kadın gazileri yalnızca sembolik olarak tanımış, onlara “Kahraman Vietnam Anneleri” adını vermiştir. Ancak savaş sonrası somut bir destekte bulunmamıştır. Gazi maaşları, temel yaşam ve sağlık masraflarını karşılamaya bile yetmiyorken durum ancak 1990’lar ve 2000’lerde nispeten gelişmiştir.
Tüm bunlara bakıldığında, savaşın Vietnam halkının sahip olduğu cinsiyet normlarını etkilediği ancak bu algıları temelden ve sistematik bir şekilde daha ilerici bir anlayışa dönüştürmediği görülmektedir. Akıntıya atılan taş suda bir bulantı meydana getirmiş ancak ne kadar ağır olsa da akıntının yönünü değiştirmek için yeterli olmamıştır.
Kaynakça
Borton, L. (2018). Behind the scenes, in the forefront: Vietnamese women in war and peace. ASIANetwork Exchange: A Journal for Asian Studies in the Liberal Arts, 25(1), 7–59.
Chase, K. (Host). (n.d.). Women in the Vietnam War [Audio podcast episode]. In History Detective Podcast. https://historydetectivepodcast.com/women-of-the-viet-cong/
Encyclopædia Britannica. (n.d.). Dong Son culture. Britannica. https://www.britannica.com/topic/Dong-Son-culture
Guillemot, F. (2009). Death and suffering at first hand: Youth shock brigades during the Vietnam War (1950–1975). Journal of Vietnamese Studies, 4(3), 17–60.
Hau, P., Quynh, H., & Hanh, H. (2020, May 4). Vietnam’s legendary long-haired army. VietNamNet Global. https://vietnamnet.vn/en/vietnams-legendary-long-haired-army-638367.html
Jones, S. J. (2023). Pretty women and male anxieties: How Vietnamese women helped win the Vietnam War. The Mirror – Undergraduate History Journal, 43(1), 107–116.
McCormack, L. (2009). Civilian Women at War: Psychological Impact Decades After the Vietnam War. Journal of Loss and Trauma; 14(6), 447-458. https://doi.org/10.1080/15325020902925209
Turner, K. G., with Phan, T. H. (1998). Even the women must fight: Memories of war from North Vietnam. John Wiley & Sons.
Việt Nam News. (2025, May 1). The enduring legacy of the ‘Three Responsibilities’ movement. https://vietnamnews.vn/society/1716494/the-enduring-legacy-of-the-three-responsibilities-movement.html
Yamashita, N. & Trinh, T. (2022). Long-Term Effects of Vietnam War: Agent Orange and the Health of Vietnamese People After 30 Years. Asian Economic Journal; 36.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı