Blog Yazılarımız

TUDPAM | Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi > Analizler > Türk Devletleri Teşkilatı ve Türkiye’nin Stratejik Yükselişi: Dış Politika Perspektifi

Türk Devletleri Teşkilatı ve Türkiye’nin Stratejik Yükselişi: Dış Politika Perspektifi

Büşra Erbil

TUDPAM Uzmanı

Günümüz uluslararası ilişkilerinde devletlerin yalnızca askerî ve ekonomik güçleri değil, aynı zamanda yumuşak güç unsurları da küresel konumlarını belirleyen temel dinamiklerden biri hâline gelmiştir. Kültürel etkileşim, insani yardımlar, tarihsel miras ve diplomatik söylemler gibi unsurlar, kamu diplomasisi kavramının merkezinde yer almakta ve ülkelerin uluslararası alandaki etkisini artıran önemli araçlar olarak görülmektedir. Türkiye de son yıllarda bölgesel ve küresel bir aktör olma hedefi doğrultusunda kamu diplomasisini daha etkin ve bütüncül bir devlet politikası hâline getirme yönünde önemli adımlar atmıştır.

Özellikle 2010’lu yıllardan itibaren yumuşak gücünü keşfetmeye başlayan Türkiye, 2015 sonrası dönemde bu alandaki stratejik hamlelerini derinleştirmiştir. Kültürel miras, insani diplomasi, turizm, medeniyet değerleri ve tarih gibi unsurları kamu diplomasisinin temel bileşenleri olarak benimseyen Türkiye, özellikle İslam coğrafyası ve Türk cumhuriyetleri ekseninde yoğunlaşan bir politika izlemiştir. Ancak bu çabaların sürdürülebilir ve uzun vadeli olması için kamu diplomasisinin kurumsal bir devlet politikası hâline getirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, Türkiye’nin proaktif, çok boyutlu ve söylem birliği içeren bir kamu diplomasisi stratejisi oluşturması, bölgesel ve küresel etkisini pekiştirmek adına kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. [1]

Türkiye’nin kamu diplomasisi stratejisi yalnızca içerik üretimiyle sınırlı kalmamalı, aynı zamanda küresel ölçekte önemli tartışmalara da yön vermelidir. Bu kapsamda, Batı toplumlarında giderek artan İslamofobi ile mücadelede Türkiye’nin diğer Müslüman ülkelerle iş birliği yaparak ortak çözümler üretmesi, uluslararası kamuoyunda etkin bir aktör olmasını sağlayacaktır. Batı dünyasının Doğu toplumlarına yönelik olumsuz algısını dönüştürmek için ise Türkiye’nin bilim, sanayi, tarım, kültür, eğitim ve sağlık alanlarında yapacağı yatırımlar hayati bir rol oynayacaktır. [2]

Ekonomik iş birlikleri de kamu diplomasisinin önemli bir bileşeni olarak öne çıkmaktadır. Enerji, savunma sanayisi ve ulaştırma gibi stratejik alanlardaki ortak projeler, iki ülkenin hem ekonomik hem de siyasi olarak birbirine daha güçlü bir şekilde bağlanmasını sağlamaktadır. [3] Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi ve Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) gibi dev projeler, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliğini yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda küresel ölçekte etkili kılmaktadır. Ekonomik iş birliklerinin uluslararası kamu diplomasisine entegre edilmesi, iki ülkenin dünya genelinde stratejik önemini pekiştiren bir unsur hâline gelmektedir.

Tüm bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye ve Azerbaycan kamu diplomasisinin çok boyutlu ve kapsamlı bir yapıya sahip olduğu görülmektedir. Bu sürecin etkin yönetilmesi ve daha geniş bir perspektife taşınması, yalnızca Türkiye ve Azerbaycan’ın değil, tüm Türk dünyasının uluslararası arenadaki gücünü artıracaktır. [4] Özellikle Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında kamu diplomasisi faaliyetlerinin ortak bir strateji doğrultusunda yürütülmesi, uzun vadede Türk dünyasının küresel etkisini maksimize edecek bir hamle olacaktır.

Ayrıca, Türkiye’nin yumuşak gücünün önemli bir unsuru olan kent markalama stratejileri, ülkenin küresel algısını güçlendirme potansiyeline sahiptir. Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkentliğini yapmış olan İstanbul, tarihî ve kültürel mirasıyla Türkiye’nin en büyük marka değerlerinden biri olarak konumlanmaktadır. [5] İstanbul’un küresel marka değerinin artırılması yalnızca şehrin uluslararası çekiciliğini pekiştirmekle kalmayacak, aynı zamanda Türkiye’nin genel imajını da pozitif yönde etkileyecektir. Dolayısıyla, Türkiye’nin kamu diplomasisi çerçevesinde sürdürülebilir dijital içerik üretimi, kültürel mirasın etkin kullanımı ve uluslararası iş birlikleri, ülkenin küresel güç olma hedefini destekleyen temel dinamikler arasında yer almaktadır. [6]

Küresel siyaset ve uluslararası ilişkilerde yaşanan dönüşümler, geleneksel diplomasi anlayışının ötesine geçen yeni diplomatik modellerin benimsenmesini zorunlu hâle getirmiştir. Bu süreçte, kamu diplomasisi devletlerin dış politika hedeflerine ulaşmalarını sağlayan önemli bir araç hâline gelmiştir. Günümüzde, ülkeler yalnızca hükûmetler arası ilişkilerle yetinmeyip doğrudan halklar ve sivil toplum aracılığıyla uluslararası alanda etkinliklerini artırma yoluna gitmektedirler. [7]

Kamu diplomasisi, sert güç kullanımını en aza indirerek ülkelerin barışçıl yöntemlerle nüfuz alanlarını genişletmelerine ve küresel algılarını güçlendirmelerine olanak tanımaktadır. Bu model, vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, akademik çevreler, kültürel aktörler ve medya aracılığıyla yürütülen stratejik iletişim süreçlerini kapsamaktadır. Özellikle dijitalleşmenin getirdiği yeniliklerle birlikte kamu diplomasisi, uluslararası arenada daha hızlı ve etkili bir şekilde uygulanabilmektedir. Türkiye de bu dönüşüme ayak uydurarak, kamu diplomasisini bir devlet politikası hâline getirme yolunda önemli adımlar atmıştır. [8]

Soğuk Savaş sonrası değişen uluslararası sistem, Türkiye’ye yeni fırsatlar sunmuş ve ülkenin kamu diplomasisi stratejisini şekillendiren bir dönüm noktası olmuştur. Türkiye, tarihsel ve kültürel mirasından beslenen yumuşak gücünü kullanarak İslam coğrafyasında, Türk dünyasında ve farklı bölgelerde etkinlik göstermeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda yürütülen insani yardımlar, kültürel ve akademik iş birlikleri ile medya projeleri, Türkiye’nin küresel algısını şekillendiren önemli unsurlar olmuştur. [9] Özellikle dijital platformların etkin kullanımı, kamu diplomasisinin sürdürülebilirliğini sağlamada kritik bir rol oynamaktadır.

Bununla birlikte, kamu diplomasisinin yalnızca medya ve kültürel projelerle sınırlı kalmaması, ekonomik, akademik ve diplomatik iş birlikleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Türkiye, özellikle İslamofobi ile mücadele ve Batı toplumlarındaki Doğu algısını dönüştürme gibi küresel meselelerde etkin roller üstlenebilir. [10] Bilim, sanayi, tarım, eğitim ve sağlık gibi alanlara yapılan yatırımlar, Türkiye’nin uluslararası itibarını artırmanın yanı sıra uzun vadede küresel sistemde daha güçlü bir aktör olmasını sağlayacaktır. [11]

Türkiye’nin kamu diplomasisi stratejisinde kent markalama da önemli bir bileşen olarak değerlendirilmektedir. Tarihi ve kültürel mirasıyla Doğu Roma İmparatorluğu’na başkentlik yapmış olan İstanbul, Türkiye’nin yumuşak güç unsurlarından biri olarak büyük bir potansiyele sahiptir. İstanbul’un küresel marka değerinin artırılması, yalnızca şehrin uluslararası alanda tanınırlığını güçlendirmekle kalmayacak, Türkiye’nin genel imajına da olumlu katkılar sağlayacaktır.

Sonuç

Türkiye’nin kamu diplomasisi stratejisini proaktif ve çok boyutlu bir yaklaşımla ele alması, ülkenin küresel güç olma hedefinde kritik bir rol oynamaktadır. Dijital platformlardan kültürel iş birliklerine, akademik projelerden uluslararası diplomasi girişimlerine kadar geniş bir yelpazeye yayılan kamu diplomasisi uygulamaları, Türkiye’nin uluslararası alandaki etkinliğini artırma potansiyeline sahiptir. Bu sürecin uzun vadeli, sürdürülebilir ve kurumsallaşmış bir devlet politikası hâline getirilmesi, Türkiye’nin küresel ölçekte daha güçlü bir aktör olarak konumlanmasını sağlayacaktır.

Kaynakça

[1] T.C. İletişim Başkanlığı. Kamu diplomasisi nedir?, https://www.iletisim.gov.tr/images/uploads/dosyalar/Kamu_Diplomasisi_Nedir.pdf, Erişim Tarihi: 20.02.2025

[2] Güneş, A. G., & Akgül Durakçay, F. (2023). Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılında kamu diplomasisi ve iletişim stratejisi. Gaziantep University Journal of Social Sciences, 2023(Special Issue)

[3] Kural, M. (2015). Türkiye’nin Dış Politikasında Kamu Diplomasisinin Yeri. Dış Politika Analizleri, 5(2), 34-56.

[4]  Melissen, J. (Ed.). (2005). The New Public Diplomacy: Soft Power in International Relations. Palgrave Macmillan.

[5] Kerry, J. (2014). Public Diplomacy and Soft Power. Foreign Affairs.

[6] Göksu, O. (2023). 21. yüzyılda Türkiye’nin kamu diplomasisi ve yumuşak gücü: Yapısı, araçları ve mesajları. Erciyes İletişim Dergisi / Journal of Erciyes Communication

[7]  Kural, M. a.g.m.

[8]  Snow, N., & Taylor, P. M. (2009). The Routledge Handbook of Public Diplomacy. Routledge.

[9]  Kural, M. a.g.m.

[10]  Snow, N., & Taylor, P. M. (2009). a.g.e.

[11] Sancar, G. A. (2012). Kamu diplomasisi ve uluslararası halkla ilişkiler. Beta Yayınları.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı.

Not: Bu makale, Dış Bakış dergisinin Şubat 2025 sayısında yayınlanmıştır.

Webinara
Kayıt Ol !

Son 2 Gün