2013 yılında ilan edilen Kuşak ve Yol Girişimi (BRI), modern tarihin en iddialı altyapı projesi olarak dünya sahnesine çıktığında, temel odak noktası devasa kömür santralleri, limanlar ve demiryolları üzerinden şekillenen bir lojistik ağdı. Ancak geçen on yılın ardından Çin’in ekonomik yavaşlaması ve küresel iklim rejimi, bu stratejiyi “Yeşil İpek Yolu” (Green Silk Road) olarak tanımlanan yeni bir paradigmaya sürükledi. Antik İpek Yolu’nun efsanevi merkezi olan Semerkant (Özbekistan) gibi Türkistan şehirleri, günümüzde bu dönüşümün laboratuvarı haline gelmiştir. Çin yönetimi, özellikle 2021 yılında Birleşmiş Milletler önünde verdiği “yurt dışında yeni kömür santrali inşa etmeme” taahhüdüyle enerji yatırımlarının rotasını radikal bir şekilde rüzgâr ve güneş enerjisine kırmıştır. 2023 yılının ilk yarısı itibarıyla enerji projelerinin %422’sini yenilenebilir kaynakların oluşturması, Türkistan coğrafyasındaki Fergana Vadisi gibi bölgelerde yükselen dev güneş tarlalarıyla somutlaşmaktadır.
Türkistan (Orta Asya) cumhuriyetleri, Sovyet döneminden kalan kömüre bağımlı enerji altyapılarını modernize etmek için Çin’in sunduğu yeşil teknoloji paketlerine stratejik bir ihtiyaç duymaktadır. Kazakistan’ın bozkırlarında yükselen rüzgâr türbinleri ve Özbekistan’ın güneş parkları, sadece enerji üretmekle kalmayıp aynı zamanda bölgenin enerji güvenliğini Çin teknolojisiyle perçinlemektedir. Ancak bu durum, Batı dünyasında bir “bağımlılık krizi” endişesi yaratmaktadır. Özellikle Ukrayna’daki savaşın lojistik hatlar üzerindeki yıkıcı etkisi ve Rusya üzerinden geçen kuzey rotasının riskli hâle gelmesi, Türkiye’nin merkezinde bulunduğu “Orta Koridor”un önemini artırmıştır. Türkiye, bu noktada Çin’in yeşil lojistik hedefleri ile Avrupa’nın enerji dönüşümü arasında hayati bir köprü görevi görmekte, demiryolu elektrifikasyonu ve yeşil liman projeleriyle bu yeni ağın kilit aktörü olmaktadır.
Avrupa Birliği (AB) ise başlangıçta Çin’in bu devasa hamlesini yalnızca bir ticaret projesi olarak izlemiş, ancak zamanla BRI’nin “jeoekonomik bir güç aracı” olduğunu fark etmiştir. AB, bu stratejik rekabete yanıt vermek amacıyla kendi küresel altyapı hamlesi olan “Global Gateway” (Küresel Geçit) projesini devreye almıştır. 2027 yılına kadar 300 milyar avro yatırım öngören bu plan, Çin’in daha kapalı ve devlet odaklı modeline karşı; şeffaf, demokratik değerlere dayalı ve yüksek çevresel standartlara sahip bir alternatif sunmayı hedeflemektedir. AB, özellikle Türkistan ve Afrika’da Çin’in kurduğu dominansı kırmak için sürdürülebilir altyapı yatırımlarına ağırlık vermektedir. Bu durum, Çin’i bir “iş birliği ortağı”ndan ziyade bir “sistemsel rakip” olarak gören Brüksel’in, Berlin ve Paris gibi başkentlerle birlikte izlediği yeni bir “ayıklaşma” ve realizm dönemini temsil etmektedir.
Bugün gelinen noktada, Kuşak ve Yol Girişimi’nin geleceği, geçmişin devasa ve kirli projelerinden ziyade “küçük ama verimli” (small and beautiful) yeşil projelere bağlıdır. Çin’in gayrimenkul krizi ve iç ekonomik sorunları nedeniyle yeni enerji projelerinin sayısında ciddi bir düşüş gözlemlense de, mevcut projelerin kalitesi ve teknolojik derinliği artmaktadır. İtalya gibi ülkelerin bu sistemden ayrılma sinyalleri vermesi ve Almanya’nın Duisburg Limanı örneğinde olduğu gibi Çin’e olan bağımlılığı azaltma çabaları, Batı’nın stratejik özerklik arayışını yansıtmaktadır. Sonuç olarak, İpek Yolu artık sadece ipek veya baharat değil; yeşil enerji, veri ağları ve küresel standartlar taşıyan bir rekabet sahasıdır. Türkistan ve Türkiye’nin bu büyük güç rekabetinde (Çin-AB-ABD) ne kadar şeffaf ve dengeleyici bir rol oynayacağı, 21. yüzyılın yeni ekonomik düzeninin sınırlarını çizecektir.
| Özellik | Çin: Yeşil İpek Yolu (BRI) | AB: Global Gateway (GG) |
| Toplam Finansman Hedefi | ~900 milyar – 1 trilyon dolar (planlanan) | 300 milyar avro (2021-2027) |
| Temel Finansman Kaynağı | Devlet bankaları (Exim Bank, CDB) ve devlet fonları | Kamu hibeleri, üye ülke garantileri ve özel sektör yatırımları |
| Yatırım Modeli | Genellikle borç/kredi temelli (borç yükü riski içerir) | Karma finansman (blended finance): hibeler ve düşük faizli krediler |
| Çevresel Standartlar | Proje bazlı yeni dönemde “Trafik Lambası” sistemiyle yeşil odaklı | Sıkı AB taksonomisi ve en yüksek çevresel standartlar zorunlu |
| Yönetişim Yapısı | Merkeziyetçi, hükümetler arası ikili anlaşmalar odaklı | Şeffaflık, hukukun üstünlüğü ve çok taraflı demokratik değerler odaklı |
| Karar Mekanizması | Hızlı süreçler, stratejik jeopolitik öncelikler | Karmaşık bürokratik süreçler, sürdürülebilir kalkınma hedefleri |
Vaka Analizi: Türkiye’nin Orta Koridor Üzerindeki Dijital ve Yeşil Dönüşümü
Türkiye, Türkistan’ı Avrupa’ya bağlayan “Orta Koridor” (Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru) hattının en kritik halkasıdır. Türkiye’nin bu güzergâhtaki dönüşümü, sadece lojistik değil, aynı zamanda teknolojik bir sıçramayı hedeflemektedir.
a. Yeşil Dönüşüm Adımları
Türkiye, hatlarındaki emisyonu azaltmak adına ana güzergâhlardaki elektrikli hat oranını %50’nin üzerine çıkarmıştır. Çin ile iş birliği içinde raylı sistemlerin karbon ayak izini düşürmek amacıyla yüksek hızlı tren ağları bu perspektifle genişletilmektedir. Bakü–Tiflis–Kars (BTK) demiryolu hattıyla entegre çalışan Marmaray ve limanlarda “Yeşil Liman” uygulamaları hayata geçirilmiştir. Yenilenebilir enerji kullanan ve atık yönetimini dijital olarak takip eden limanlar, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) uyum sağlamaktadır. Kuşak ve Yol yatırımlarının Türkiye ayağında, sadece ulaşım değil, aynı zamanda lojistik merkezlerin enerjisinin güneş ve rüzgârdan sağlanması için Çinli teknoloji devleriyle (batarya depolama ve PV panel) ortak projeler yürütülmektedir.
b. Dijital Dönüşüm Adımları
Orta Koridor üzerindeki geçiş sürelerini azaltmak amacıyla e-TIR ve dijital gümrük geçiş sistemleri devreye alınmıştır. Blokzincir (blockchain) teknolojisi kullanılarak lojistik belgelerin güvenli ve hızlı paylaşımı test edilmektedir. Türkiye, Türkistan’dan gelen veri trafiğini Avrupa’ya taşıyan deniz altı ve karasal fiber optik kablo projelerinde merkez üssü hâline gelmektedir. Bu “dijital koridor”, bölgedeki 5G ve ötesi teknolojilerin yayılımı için altyapı sunmaktadır. Yapay zekâ destekli takip sistemleri ile Çin’den çıkan bir konteynerin Türkistan bozkırlarını aşıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya varış süreci anlık olarak optimize edilmektedir.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı