Blog Yazılarımız

TUDPAM | Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi > Analizler > Dünden Bugüne: Türkiye’nin Değişen Afrika Siyaseti

Dünden Bugüne: Türkiye’nin Değişen Afrika Siyaseti

Anıl UĞUR

TUDPAM Araştırma Asistanı

Giriş

Türkiye Cumhuriyeti’nin Afrika ile ilişkileri sanıldığının aksine daha eski ve köklü bir ortak zeminden gelmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana zaman zaman belirli kırılmalardan geçilmiş olsa da özellikle temelinin 1998 senesinde Afrika Açılım Eylem Planı olduğu bir ilişkiler silsilesine kapı araladığını söyleyebiliriz. Fakat diplomatik alanda 2005 yılından itibaren hızla yükselen bir grafik yakalanmıştır bunun sebebi ise Türkiye’nin 2005 yılını Afrika yılı ilan etmesidir. Bunun yanı sıra ilk stratejik adımların 2008 yılında atıldığı ve Türkiye’nin Afrika kıtasının stratejik ortağı ilan edilmesi kurulacak ikili ilişkiler için de bir güven ortamı yaratmıştır.

Türkiye’nin Afrika bölgesinde bulunan diğer aktörlerden farklı bir yol izleyerek tamamen çıkar odaklı olmayışının altını çizmekte fayda olacaktır. Kritik alanlarda yaşanan gelişmelerin başrolünün ise Türkiye’nin diplomasi alanındaki iyi niyetli ve barışçıl tavrının olduğunu söyleyebiliriz. Bu yaklaşımların Afrika’da ise olumlu karşılanması Türkiye-Afrika ilişkilerinde kolaylık sağlamaktadır.

Afrika’ya Göz Kırpan Aktör: Türkiye

Tarihi geçmişin ortaya çıkarmış olduğu olumlu altyapının meyvelerini vermesi haliyle zaman almıştır. Türkiye’nin kuruluşundan itibaren Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne kadar olan süreçte kısıtlı hareket alanın oluşu bu aksiyon sürecini geciktiren durumlardan biri olmuştur. Akabinde gelen II. Dünya Savaşı Türkiye’nin tarafsız kalmaya çalışması ve sonrasında ortaya çıkan yeni bir savaş türü “Soğuk Savaş” esnasında Türkiye’nin Batı yanlısı tutumu ve ülke içerisinde yaşanan siyasal zemin bir hayli süreci uzatmıştır.

Türkiye’nin 1923-1998 yılları arasında Afrika’da bulunan faal büyükelçilik sayısı 12 iken günümüzde 44 olduğu görülmektedir. Bu durumda da 1998 yılından itibaren Afrika siyasetinde atılan adımların daha kısa sürede daha keskin sonuçlar verdiğini göstermektedir. Bu alanlarda yapılan ekonomik, kültürel ve insani iş birliğinin hem Türkiye hem de Afrika açısından bir kazan-kazan[i] sistemine dayalı olarak gerçekleşmesi bu ortaklığı sürdürülebilir ve geliştirilebilir bir sonuca ulaştırmaktadır.

Afrika için 2005 (Türkiye’nin Afrika Yılı İlanı) ve 2008 (Afrika’nın Türkiye’yi Kıta’nın Stratejik Ortağı İlanı) yılında gerçekleşen gelişmeler ilerideki görüşmeler ve iş birliğinin mihenk taşı sayılabilecek gelişmeler arasında yer almaktadır. Öte yandan 2010 yılında düzenlenen III. AB – Afrika Zirvesi’ne Libya Lideri Muammer Kaddafi’nin dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı onursal konuk olarak davet etmesi ilişkileri yeni bir boyuta taşımaya bir adım daha yaklaştırmıştır. Bu durumları destekleyen diğer bir boyuta -insani- bakacak olursak orada faaliyet gösteren Türk Hava Yolları (THY) ve Türk Sivil Toplum Kuruluşları’nın varlığı (YEE, AFAD, Diyanet Vakfı, Kızılay) çoğu süreci kolaylaştırıcı rol almaktadır. Fakat sayılanların hepsinin uluslararası alanda etkin konuma sahip olmasında önemli rol oynayan Türkiye İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı’na (TİKA) da ayrı bir parantez açmak yerinde olacaktır.

TİKA’nın Afrika Siyasetine Etkisi

1992 yılında kurulan ve faaliyetlerine hızla başlayan TİKA, şu an 5 kıtada 150 ülkede varlığını yoğun bir şekilde hissettirmesi Türkiye’nin uluslararası boyutta en aktif kurumları arasındadır diyebiliriz. Afrika’daki ilk ofisini 2005 yılında Etiyopya’da açmıştır. Afrika halkının ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan ve hayata geçirilen projeler dolayısıyla Türkiye’nin Afrika politikasında önemli bir araç olmuştur. Afrika’da 2017-2022 yılları arasında içeriği eğitimden hayvancılığa kadar olan 1884 proje hayata geçirilmiştir.[ii]

TİKA faaliyetlerini Afrika açısından biraz daha özele indirgeyecek olursak en aktif rol aldığı Afrika ülkelerinden birinin Sudan olduğunu söyleyebiliriz. 2006 yılından itibaren Sudan’da varlık göstermiştir. Bu yardımların en yoğun hissedildiği dönem kuşkusuz Covid – 19 pandemi dönemidir. Gerçekleşen yardımların çeşitliliği ve çokluğu Sudan’da pandemi evresini daha çekilebilir kılmıştır. Bu dönemdeki sağlık alanında yapılan yardımlar[iii] Sudan ile Türkiye arasında sonraki dönemler için yapılacak diğer ortaklıkların ve iş birliğinin önünü açmakta aktif rol oynayabileceği çıkarımını yapabiliriz.

Afrika Halkının Gözünden Türkiye

Türkiye-Afrika ortaklığının sadece antlaşmalar ve iş birliği metinlerinden olduğunu söylemek biraz basit olacaktır. Arkasında kocaman bir tarihi ortaklık, birlikte yaşayış barındıran bir temelden gelmesi ikili ilişkilerin halkın gözünde olumlu yansımalarını görmek daha da arttıracaktır. Nitekim 2011 yılında yapılan bir anket[iv] sonucunda da öyle olduğunu söylemek pek mümkün. Tüm bunların akabinde gelişen ve benzer basamaklardan oluşan kültürel temas da bu noktada yakınlaşmanın önünü açmaktadır. Bir bölgeyi ne kadar yakından tanırsanız tanıyın sizin için kolaylık sağlamayacaktır. Ancak bir bölgeyi o bölgedeki aktörlerle tanımak size rahat ve güven içerisinde bir iletişim, etkileşim alanı sunacaktır. Bu durumunda en önemli örneklerinden biri Türkiye-Afrika ilişkilerinin yakın zaman içerisinde katettiği bu diplomatik dönüşümdür diyebiliriz. Önceden de bahsettiğimiz gibi bu durumun örneklerini çoğaltabilmek mümkün. Fakat orada bulunan THY, Türk STK’ları ve bunların kolay bir düzlemde hızlıca yol katetebilmesine imkân tanıyan TİKA’dır.

Türkiye’ye bakış açısının pozitif olmasının bir sebebinin de Türkiye’nin zamanında emperyalist güçlere karşı egemen bir devlet olma mücadelesidir diyebiliriz. Takdir edilir ki Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluşu çok çetin ve zorlu süreçlerden geçerek olmuştur. Bu süreç içerisinde çeşitli badireler atlatılmış ve birçok emperyal devletler ile karşı karşıya kalınmıştır. Fakat hiçbir zaman egemenlik dışında bir yol olmadığı düşüncesiyle hareket edilmiştir.

Türkiye’nin Savunma Sanayii Yükselişi ve Afrika

Türkiye’nin son yıllarda üstüne titrediği bir alan var ise o da kuşkusuz Savunma Sanayii’dir. Son dönemde atağa kalkan bu sektörün Afrika ile ilişkilerinde de varlığını yoğun derecede hissettirmiştir. Her geçen yıl iş birliği ve artan ikili koordinatif ilişkilerin pozitif yansıması savunma alanına da sıçramaktadır. 2020 yılında Türkiye’nin savunma ihracatında 9.2’lik bir paya sahip olan Afrika, 2021’in geçtiğimiz yılın aynı dönemlerini geride bırakıp yaklaşık 6 kat büyümeyle 288 milyon 439 bin dolar ihracat gerçekleştirilmiştir.[v]

Güvenlik alanında nüfuz darlığı yaşayan Afrika’nın en önemli ortaklarından birisi Türkiye olmuştur. Yakın zamanda 25 Afrika ülkesi ile imzalanan[vi] savunma sanayii ve iş birliği alanındaki mutakabatın son durağı Nijerya olmuştur. Nijerya ile iş birliğini güçlü kılan bir diğer konu ise Nijerya’nın gerek terör örgütleri gerekse silahlı çete ve deniz haydutlarına karşı vermiş olduğu mücadeledir.

Sonuç

Bütün bu değerlendirmeler ve elde edilen bilgiler ışığında bakılacak olursa Türkiye-Afrika ilişkilerinde, son 20 yılda farklı bir boyut kazanan Türkiye’nin Afrika Siyaseti söz konusu bölgede uluslararası arenada prestij kazandırmanın yanı sıra karşılıklı büyüme ve yükselmenin doğru adımlarla, hızlı bir biçimde gerçekleştirdiğini göstermektedir. Orada izlenilen politikaların art niyetli olmayışı iki taraf içinde huzur ve güven tesisli bir ortam yaratmıştır. Afrika halkının da uzun yıllardır aradığı ve beklediği şeyin bu olduğunu söylemek çok da yanlış değildir.

Tek isteğinin egemen ve bağımsız bir devlet olan Türkiye’nin kurtuluş mücadelesi döneminde vermiş olduğu istikrarlı ve keskin duruşu Afrika ülkelerine adeta bir rol model olmuştur. Bu durumun olumlu bir yansıma da ister istemez ikili ilişkilere yansımıştır. Emperyal devletlerin Afrika’da varoluşu ve orayı tek taraflı kâr amacıyla yönetilen bir ticari üs (hayalet şirketler ile) haline getirmesi, ters giden durumlarda terörü musallat etmesi ve halka korku politikalarını dayatmasının yanı sıra böylesine iki taraf için de doğru adımları atan bir aktörle karşı karşıya gelmesi Türkiye’nin oradaki varlığını hissettirmesinde büyük oranda pay sahibidir. Yapılan uygulamaların büyük ölçüde başarıya ulaşması ve yükselen ikili ticari grafik de bu duruma gayet güzel bir örnek olmaktadır.

Kaynakça

[i] Demirtaş, Tunç (2021). “Türkiye’nin Afrika Politikası”. Kriter Dergisi. https://kriterdergi.com/dis-politika/turkiyenin-afrika-politikasi

[ii] Anadolu Ajansı (2022). “TİKA, Afrika’da son 5 yılda 1884 projeyi hayata geçirdi”. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/tika-afrikada-son-5-yilda-1884-projeyi-hayata-gecirdi-/2596998

[iii] Yeltin, Hüseyin (2023). “Son Dönem Sudan-Türkiye İlişkilerinin Temel Parametreleri. TUDPAM. https://www.tudpam.org/post/son-d%C3%B6nem-t%C3%BCrkiye-sudan-i-li%C5%9Fkilerinin-temel-parametreleri

[iv] Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (2011). Afrika’da Türkiye ve Türk Algısı. Ankara. S.33.

[v] Alemdar, Ahmet (2021). “Rekabetçi Afrika Pazarında Türk Savunma Sanayii’nin Artan Varlığı”. Kriter Dergisi. https://kriterdergi.com/dosya-afrikada-turkiye/rekabetci-afrika-pazarinda-turk-savunma-sanayiinin-artan-varligi

[vi] Türkiye Gazetesi. “Ağırlık İHA ve zırhlılarda: 25 Afrika ülkesi ile savunma anlaşması. https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/agirlik-iha-ve-zirhlilarda-25-afrika-ulkesi-ile-savunma-anlasmasi-839757

Webinara
Kayıt Ol !

Son 2 Gün